bilgisiz

adj. unknowing, ignorant, illiterate, benighted, nescient, unilluminated, uninformed, unlearned, unscholarly
* * *
ignorant

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • bilgisiz — sf. 1) Bilgi sahibi olmayan, bilisiz, malumatsız, cahil 2) Aymaz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boş başak dik durur — bilgisiz olan üstün görünmek için kasılır anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akılsız — sf. Aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt Sen hükûmeti yönetenleri hep bilgisiz, akılsız mı sanırsın? N. Cumalı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller akılsız başın cezasını ayaklar çeker akılsız iti (veya köpeği)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alt tabaka — is. 1) Tabakalardan altta bulunanı 2) mec. Halkın bilgisiz tabakası, avam …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bihaber — sf., Far. bī + Ar. ḫaber Habersiz, bilgisiz Kimisi maişet derdine düşmüş / Rahattan bihaber. C. S. Tarancı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bilgiç — is., ci 1) Bilgili kimse Bazı bilgiç hekimler dillerinin makarasını çözerler, tıptan anlamayan hastalarına tıbbi ıstılahlar kullanarak dert anlatırlar. Y. K. Beyatlı 2) mec. Bilgisiz olmasına rağmen bilgili görünmek isteyen, bilgili geçinen kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bilgisizleşmek — nsz Bilgisiz bir duruma gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bilgisizlik — is., ği Bilgisiz olma veya bilgi yokluğu durumu, bilisizlik, cahillik, cahiliyet, cehalet Bilgisizlikle mücadele sonunda kuvvetli nesiller göreceğimiz gün gibi aşikârdır. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boş — sf. 1) İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı Yaralı kaymakamla iki emir eri de boş kalan kompartımana rahatça yerleştiler. A. Gündüz 2) Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal Boş kadro. 3) Yapılacak işi olmayan, işsiz… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boş kafalı — sf. Akılsız veya bilgisiz Dıragon lakaplı Hacı Muslu Efendi nin oğlu Dinçer e gelince yakışıklı delikanlıydı ama boş kafalıydı. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cahil — sf., Ar. cāhil 1) Öğrenim görmemiş, okumamış Bu maskara sosyete bana cahil diye bakar. H. E. Adıvar 2) Bilgisiz 3) Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan Bu doktorun karşısında cahil, aptal oluyorum. M. Ş. Esendal 4) hlk. Deneysiz, genç, toy… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.